Kıdem Tazminatı ile İlgili Bilgilendirme

Hizmet alımı ile personel çalıştıran Aile Sağlığı Merkezlerinin kıdem tazminatını hizmet aldığı firma bünyesinde toplanmasına izin vermesi ciddi dezavantajlar yaratır.

Detayına girmeden önce 4357 sayılı iş kanununda kıdem tazminatın hangi hallerde ödeneceğinden kısaca bahsedelim.

1- İşveren, işçiyi haklı gerekçe göstermeden işten çıkarırsa işçinin kıdem tazminatını ödemek zorundadır.

2- İşçi emekliliğe hak kazandığında, işveren tarafından işçiye kıdem tazminatı ödenmek zorundadır.

3- Bir kadın işçi çalışırken evlenirse, evlilik tarihinden itibaren bir yıl içerisinde eşinin çalışmasına müsaade etmediğini gerekçe göstererek istifa etmesi halinde, işveren bu kadın işçinin kıdem tazminatını ödemek zorundadır.

4- Erkek bir işçi askerlik görevini yapmak üzere istifa ederek işten ayrılırsa işveren kıdem tazminatını ödemek zorundadır.

5 İşçinin çalışırken vefatı halinde işveren, işçinin mirasçılarına kıdem tazminatı ödemek zorundadır.Anlaşılacağı üzere yasada kıdem tazminatı ödeme halleri belirsiz bir tarih içermektedir.

Şu bilgiyi de aktarmalıyız; Özel nedenlerle istifa ederek işten ayrılan işçiye, işveren kıdem tazminatı ödemek zorunda değildir .Bu şu anlamada geliyor.

Siz bir firmadan hizmet alım sözleşmesini fesih ederseniz bununla beraber aynı personel ile başka bir firma üzerinden ya da kendi muhasebeciniz üzerinden çalışmaya devam etsenizde iş devamlılığı ilkesinden dolayı fesih yaptığınız firma personelin birikmiş kıdem tazminatını ödemeyecektir. Yasa bu hakkı o firmaya tanımaktadır. Firma kendi döneminden sorumludur ama bu sorumluluk yukarıda anlatılan yasadaki 5 maddeden birinin oluşması halinde doğmaktadır. Bu da belirsiz süreli bir süreçtir.

Sorumluluğun doğduğu tarihte o firma ticari faaliyetine herhangi bir nedenle son verirse işçi muhatap bulamayacak ve bu sorumluluk Üst İşveren kimliği ile maalesef sizde kalacaktır.

Deltam olarak biz kıdem tazminatındaki bu sorunları ortadan kaldıracak kesin bir uygulama öneriyoruz. Uygulamamız aşağıda bilginize sunulmuştur.

1- Kıdem tazminatlarını faturanızı tahsil ettikten sonra aylık personelin hesabına kıdem tazminatı payı adı altında yatırıyoruz. Yani kıdem tazminatı payları personelin de kendi hesabında birikiyor.

2- Kıdem tazminatı paylarını dilerseniz sizin belirleyeceğiniz bir hesaba yatırıp kontrolünü tamamen aile hekimleri olarak sizlere bırakıyoruz.

3-Sözleşme ile kıdem tazminatı sorumluluğunu tamamen size bırakıp ilgili yıla ait kıdem tazminatı payını maliyetinizden düşüyoruz..

Bu uygulama yasaldır ve Yargıtay kararı ile desteklenmektedir.

Yukarıdaki bilgiler ışığında ASM’lere hizmet veren firmalar genellikle kıdem tazminatı sorumluluğunu kendi üzerlerine alarak fiyat belirlemekte ve kıdem tazminatı paylarını kendi bünyelerinde tutmaktadır.

Bunun değişik nedenleri vardır. Nedenlerden biri; istifa ederek işten ayrılan personelin kıdem tazminatı payı sizden, fatura içerisindeki tutar ile tahsil edilmesine rağmen şirkete kar olarak kalmasıdır.

Bir diğer nedeni; Toplanan kıdem tazminatı payının başka ticari alanlarda değerlendirilme arzusudur.

Bu uygulama ASM’lere dezavantaj yaratır.

A-Sözleşmesinde kıdem tazminatı sorumluluğu hizmet veren firmada olmasına rağmen firmanın kıdem tazminatı ödeme sorumluluğunu yerine getirmemesi hizmet alan ASM’nin müteselsil sorumluluğundan dolayı işçinin ASM’den de kıdem tazminatı talep etme hakkı doğurur.

Bu 4357 sayılı iş kanunu gereğidir

Bu durumda ASM’lerin her ay kıdem tazminatı payını fatura bedeli içerisinde firmaya ödemiş olmasına rağmen toplu halde tekrar ödeme riskini ile karşı karşıya bırakır.

B- Hizmet alım sözleşmeleri, yıllık veya belirli süreleri içerir ve süresi bitiminde sizlere yenilememe imkanı tanır. Hatta bazılarında süresi bitmeden önce makul süreler kullanarak ihbar etmek şartıyla tek taraflı fesih imkanı da tanır. Ancak, işçilerin kıdem tazminatları firma bünyesinde toplanıyorsa işçinin bu feshi gerekçe göstererek biriken kıdem tazminatlarını talep etmesi hukuksal olarak mümkün değildir. Bu nedenle sözleşmeyi fesih ederek ilişkinizi sonlandırmak pek mümkün değildir.